*City Fişi Çekti, Chelsea'nin Eksikleri ve Tek Umut Conte!

Sezonun ilk yarısında öyle bir "Chelsea - M. City" maçı oynanmıştı ki bu maçın yorumunu yaparken de insan ister istemez Stamford Bridge'deki karşılaşmayı göz önüne almak zorunda hissediyor kendini.

Hatırlayalım şimdi, o maçta Tuchel defans beşlisini,

James - Azpilicueta - Christiansen - Rüdiger - M. Alonso

şeklinde kurgulamış, onların önüne de,

Kante - Jorginho - Kovacic

hattını yerleştirmiş ve M. City'nin yoğun pres ve önde baskısını sekiz kişden oluşan iki blokla karşılamaya çalışmıştı. Chelsea'nin bu pasif oyununu da Jesus 53 dakikada attıpı gol ile kırmıştı. Golden sonra Tuchel "Kante > Havertz" değişikliğini yapıp bugünkü gibi klasik "3- 4 -3" dizilimine dönmüş ama kaybedilen oyun geri kazanılamamıştı.

Şimdi bugüne gelelim, Chelsea sahaya şöyle bir 11 ile çıktı:

Kepa

Rüdiger - Silva - Sarr

Azpilicueta - Kante - Kovacic - M. Alonso

Pulisic - Lukaku - Ziyech

Karşılaşmanın ilk bölümünde Chelsea, ilk yarıdaki maçın aksine defansı biraz daha önde konumlandırdı, ileri üçlüsüyle çok aresif olmasa da City defansının üstüne gitti. Ancak City'nin yaratacağı olası tehlikeler sebebiyle, Azpilicueta ve Alonso ilerideki üçlüye çok fazla katılamadı. Katılamadığı gibi özellikle "Alonso - Sarr" hatta Bernardo ve Sterling tarafından çok fazla zorlandı, çok fazla yıpratıldı.

Sarr maçın ilk yirmi dakikasında gerek kademelerde gerek takım oyununda fena değildi ancak artan baskı sebebiyle pas hataları yapmaya başladı. Bir de kendisini oynatabilmek adına Rüdiger asli pozisyonunun dışına çıktı.

Sezon boyunca Pep, takımın sol kanadını Bernardo - Grealish ikilisinden oluşturuyordu, ikisinin sahada olduğu maçlarda sol içte Bernardo, sol önde de Grealish oynuyordu.

Her ne kadar maç öncesinde "Tuchel'in planına dair fikrim yok" dese de Bernardo'yu ve Sterling'i ve geriden gelen Walker'ı sezon içi kondüsyonu çok yüksek olmayan Sarr'ın üstüne deyim yerindeyse salarak, Rüdiger'den boşalan sol half space'i çok iyi kullandı.

Tuchel geçen sene göreve geldikten sonra Hodson-Odoi'yi zaman zaman sağ kanat bekinde kullandı, ancak Reece James sakatlandığından beri, özellikle stoper rotasyonu da çok daralmasına rağmen, Azpilicueta'yı sağ stoperde kullanıp, Hodson-Odoi'yi sağ kanat bekinde kullanma opsiyonunu nedense, hiç düşünmedi. 

Öndeki üçlüye gelirsek, Lukaku, yine bağlantı oyununda isteneni veremedi, özellikle 10. dakikada merkezde kendi yarattığı pozisyonda pas tercihini doğru kullanıp, soldaki Alonso'yu görse ya da Ziyech ile biraz daha uyumlu olabilse ilk yarının ortalarına Chelsea önde girebilirdi. Lukaku adına olumlu olarak söyleyebileceğim birkaç şey, sahada biraz olsun mobilize olmayı başarabilmesi ve sahaya da iyi niyetli ve istekli bir tavır koyması, diyebilirim.

Tuchel'in oyunu beğenilmeyen (!) Giroud'yu o kadar çok arıyor ki aslında..

M. City cephesine dönersek, çok güçlü bir oyunla Chelsea'yi zorlanmadan mağlup ederek bugün itibariyle gayri-resmi şampiyonluklarını ilan ettiler,

Pep Guardiola, altıncı sezonunda dördüncü şampiyonluğunu almış olacak. Aslında ilk hazırlık senesini saymazsak, yarıştığı beş sezonun dördünde ipi göğüslemiş durumda, önümüzdeki sezon bile bu oyun gücüyle şampiyonluğun en güçlü adayı olmayı sürdüreceklerdir.

Klopp ve Tuchel, bu sezon bu güce herhangi bir cevap veremediler, önümüzdeki sezon da pek farklı olacağını sanmıyorum, şu an takımının içinde bulunduğu pozison sebebiyle çok adından bahsedilmiyor ancak, Conte'nin 2022 - 2023 sezonunda neler yapacağını ok merak ediyorum.

Çünkü kendi bırakmadığı sürece bu gözü dönmüş adamı, ligde kimse durdurabilecekmiş gibi gözükmüyor.

Seneye tek umudumuz Conte olabilir!

Yorumlar