*Kötü Başlangıç, İyi Bitiriş ve Valerien Ismael!

Takımınıza fiziği dayalı yüksek tempolu bir oyun oynatmak istiyorsunuz. Bu güzel.. Ancak bu tempoyu maçın 90 dakikasına yaymak mümkün mü? Bayern Münih olsanız bile mümkün değil..

Hele sezon ortasında bir kez teknik adam değişikliğine gitmiş, tüm kulvarda havlu atmış, önünde ligde Avrupa kupalarına katılacak sıralamayı yakalamak gibi çok cılız bir hedeften başka hiçbir şeyi kalmamış bir takımsanız hiç mümkün değil.

En başta söylemek gerekiyor ki Valerien İsmael'in oyun şablonuna olan sadakatini, şahsen ben, her ne olursa olsun savunacağım.

Kimileri bunun "takıntı" olduğunu iddia ediyor. Zaten Türkiye'de "farklı" olan herhangi bir şeyi sürdürmeye çalışmak "takıntılısın" suçlamasını duymaya yetiyor. Bu ülkede yıllardır sonuç alınamamasına rağmen "4 - 2 - 3 - 1" şabolununda inat eden kimseye "takıntılısın" denmedi mesela..

Maça dönersek Beşiktaş maça "Emirhan - Atiba" merkez ikilisiyle çıktı, bu tercih dikkatimi çeken ilk durumdu ve beni umutlandırdı çünkü Emirhan ileri üçlüde henüz oynayabilecek durumda değil, şu sebeple ki takım sistemi henüz oturmadığı için kendisi pres yapmaktan yeteneklerini sergileyemiyor, bazen de defansın içinde kayboluyor Bu sebeple maç önünde, kendisine merkezde Atiba'nın yanında topla daha fazla oynama fırsatı geleceğini düşünmüştüm.

Dikkatimi çeken ikinci durum Larin ve Batshuayi'nin çift forvet oynayıp arkalarında Ghezzal'ın 10 numara gibi konumlanmasıydı. Bunu Ghezzal geldiğinden beri her Beşiktaşlı mutlaka düşünmüştür. Ancak özellikle son Giresun ve Kasımpaşa maçlarında Ghezzal'ın çizgiye hapsolması, üretkenlikten uzak kalması bu tercihi bana makul ve denenebilir geldi.

Ancak Beşiktaş maçın ilk 30 dakikası gerçekten çok kötü oynadı.

Valerien İsmael hem deplasmanda olmanın hem de yukarıda bahsettiğim sebepler dolayısıyla tempoyu oyun dengelendikten sonra yükseltmek istedi. Hikmet Hoca da bunu görmüş olacak ki maçın başında skoru alabilmek için çok yüklendi. Zaten özgüveni düşük olan Beşiktaş oyuncuları da bu yüklenme ve pres karşısında telaşlanmaya, pas hataları yapmaya, özellikle geri üçlü sakarlıklar yapmaya başladı ve sonuç olarak penaltıdan da olsa gol geldi.

Şimdi şuraya değinmek gerekiyor. İlk 30 dakikayı izleyen büyük bir çoğunluk Valerien İsmael ile bu işin olmayacağını sosyal medyada dillendirmeye, yukarıda bahsettiğim "takıntı" meselesini açmaya başladı.

Ama kimse maçın 30. dakikasından son düdüğe kadar oynanan oyunu görmedi veyahut görmek istemedi.

Beşiktaş, bu bahsettiğim aralığın içinde son derece iyi bir oyun ortaya koydu.

1. Tempoyu sürekli kendisi belirledi.

2. Kanat bekler, özellikle Rıdvan Yılmaz'ın performansı Türkiye standardının üzerindeydi.

3. Çok sakarlık yapmış olmasına rağmen Serdar'ın topla çıkışlar yapması çok değerliydi. Bunu biz Vitor Pereira zamanında Szalai'den çok fazla görüyorduk. Dünyada Top Class seviyede de Rüdiger'den..

4. Beşiktaş'ın bu sezon en çok eksikliğini hissettiği şey, orta sahada top taşıyan oyuncu eksikliğiydi. Geçen sezon iyi kötü Mensah vardı, mental olarak kötü olsa da sezonun son düzlüğünde faydalandığımız Ljajic vardı. Bu sene Teixeira da tutmayınca bu görevi yapacak kimse kalmadı. Ama Emirhan özellikleoyunun tıkandığı anlarda inisiyatif alıp topla üçüncü bölgeye girmesi çok değerliydi.

5. Valerian İsmael'in geldiğinden beri üzerinde durduğu üç oyuncu var, ilki Vida, diğer ikisi de Montero ve Nkoudou.. Sağlıklı olması durumunda önümüzdeki sezon Nkoudou'dan çok faydalanacağı açık.. Bu sebeple Nkoudou'nun son yirmi dakikalık bölümde oyunu ve maçı eline alışı umut vericiydi.

Teknik direktör değişimlerinde, özellikle ilk beş maçta, Giresun ve Kasımpaşa maçları gibi sallantılar olur, olağandır, o iki maça ve Kayserispor maçının ilk 30 dakikalık bölümüne aldanıp yaygara koparmamak gerekiyor.

Ancak ben ne kadar böyle söylesem de önümüzdeki hafta oynanacak derbiden Beşiktaş sıkıntılı bir sonuç alırsa -ki ben alacağını sanmıyorum- büyük ihtimalle Valerien İsmael'in hiç sağlamlaşmamış koltuğu yeni sezon için çok fazla sallanacak..

Sonuç olarak Valerien İsmael tarzı teknik adamlar ligimiz için gerekli ve savunacağız!

Aksini düşünenlere seneye Şenol Güneş ile mutluluklar..

Yorumlar